Son günlerde Adıge Cumhuriyeti genelindeki eğitim kurumlarını hedef alan sosyal medya tehditleri, bölgede hem güvenlik önlemlerinin artırılmasına hem de geniş çaplı bir dezenformasyon tartışmasına yol açtı. Özellikle mesajlaşma uygulamaları ve ebeveyn grupları üzerinden yayılan, okullara yönelik saldırı düzenleneceğine dair iddialar veliler arasında ciddi bir endişeye neden olurken, resmi makamlar bu durumun organize bir “bilgi terörü” faaliyeti olduğunu açıkladı.
Adıge Cumhuriyeti Hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamada, yayılan mesajların asılsız olduğu ve Rusya toplumunda panik yaratarak istikrarsızlık oluşturmayı amaçlayan yabancı istihbarat servisleri tarafından kurgulandığı belirtildi. Yetkililer, tehdit mesajlarında kullanılan silah fotoğraflarının internetten alınmış stok görsellerden ibaret olduğunu teyit ederek, kolluk kuvvetlerinin tüm vakaları yakından takip ettiğini bildirdi. Başta okullar ve sosyal tesisler olmak üzere, enerji altyapısı ve kalabalık kamusal alanlarda güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı vurgulanırken, vatandaşlara sadece resmi kaynaklara itibar etmeleri ve provokatif mesajları yaymamaları konusunda kararlı bir çağrıda bulunuldu.
Yapılan teknik incelemeler, mevcut tehdit dalgasının yeni bir yöntem olmadığını, aksine Ocak 2024’te yaşanan dezenformasyon kampanyasıyla birebir aynı unsurları taşıdığını ortaya koyuyor. İki yıl önceki olaylarda da Maykop’taki okulların internetten alınmış eski fotoğrafları kullanılmış, hatta mevsimsel şartlar uyuşmamasına rağmen arşiv görüntülerinin güncelmiş gibi servis edildiği deşifre edilmişti. Maykop Belediye Başkanı Gennadiy Mitrofanov, o dönemde olduğu gibi bugün de halkın sükunetini koruması gerektiğini belirterek, provokasyonun hedefinin doğrudan toplum psikolojisi olduğuna dikkat çekti.
Halk arasındaki tedirginliği besleyen asıl unsur ise bölgede yakın dönemde yaşanan somut güvenlik operasyonları oldu. 2025 yılı Aralık ayı sonunda Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Adıge Cumhuriyetin’de bir okula yönelik molotofkokteylli saldırı hazırlığında olan bir şahsı suçüstü yakalamış, bu operasyon güvenlik risklerinin ciddiyetini gözler önüne sermişti.
Yetkililer, gerçek tehditlerle sahadaki operasyonel başarılarla mücadele edildiğini, ancak sosyal medyadaki sahte ihbarların bu süreci sabote etmeyi amaçladığını hatırlatarak toplumun sağduyuyla hareket etmesinin önemini vurguluyor.
